Aramak

Melankolik bir haleti ruhiye ile koşuyorum. Durduğum köşe başında cinnetler tutuyor yakamı. Sarsıyorlar, örseliyorlar, ruhum inciniyor, salya sümük ağlıyorum o köşe başında. Puştun biri bakıp bakıp sırıtıyor, ıslak ve harabe suratıma.

avatar
29 Ocak 2017
36 Paylaşım 932 Okunma

Melankolik bir haleti ruhiye ile koşuyorum. Durduğum köşe başında cinnetler tutuyor yakamı. Sarsıyorlar, örseliyorlar, ruhum inciniyor, salya sümük ağlıyorum o köşe başında. Puştun biri bakıp bakıp sırıtıyor, ıslak ve harabe suratıma. Ondörtlüğü alıp ağzından içeri boşaltasım geliyor, tabi bir ondörtlüğüm olmayışı ayrı bir konu. Dönüp arkamı yalpalaya yalpalaya ilerliyorum, bir kara kedi geçiyor önümden, yüzüne bile bakmıyorum. Duvara dayalı merdivenin altından geçiyorum. Umurumda değil bunlar, uğursuzluk zırvalarına karnım tok. Tok mu dedim içimden hırıltılar yükseliyor, midem kazan kaldırmış durumda.

Bir şeyler yemeyi unutmuşum. Evden o hızla fırlayınca sokağa, yataktan da yeni kalkmıştım. Elime yüzüme bir su bile çarpamadan. Sahi niye çıkmıştım dışarı. Bir şey düşmüştü aklıma ve onu bulmalıyım demiştim. Kafam zonkluyor. Kafamı kaldırıyorum karşımda bir sabahçı kahvesi, saat kaç diye bakmak için kolumu kaldırıyorum, tüh saatimi masada unutmuşum. Elimi cebime atıyorum hoppala cebim de yok. Onu da mı masanın üstünde unuttum acaba. Sonra fark ediyorum üzerimdeki pijamalarımı. Bu da demek oluyor ki param da yok. Öyleyse simit ve çay da yok. Bu mantık çıkarımını lisede mantık dersinde öğrenmiştim galiba. Yoksa prof. Cevdet’ten mi öğrenmiştim, mahallede. Sizi çok alakadar etmez bunlar neyse.

Eve dönmeliyim ve aradığım şeyin ne olduğunu aramalıyım. Onu bulunca aramaya en baştan başlarım. Az önceki kedi yeşil boyalı kapının önünde patilerini yalıyor. Yüzüme bile bakmadı, tabi demin selamını almamıştım. Yüzüme pis pis sırıtan adam ortalıkta görünmüyor. Ortalık iyice aydınlanmaya başlıyor. Üç katlı, sarı renkli apartmanın önündeyim. Tokmaktan tutup dış kapıyı ittiriyorum. Kapı şiddetli bir gıcırtıyla açılıyor. Merdivenleri iniyorum. İniyorum evet, bodrumda oturuyorum ne olmuş. Hem ışık alıyor, o kadar da kötü değil yani. Anahtar aklıma düştüğü an kapının açık olduğunu görüyorum, iki üç saniyelik kaygı uçup gidiyor.

Böyle basit bir şeyden kalbim ferahlıyor, mutlu oluyorum. Evden çıkarken içine girdiğim o ruh hali uçup gidiyor, hâlbuki aradığımı bulamamıştım, üstüne üstlük ne aradığımı da kaybetmiştim.

Odaya giriyorum, yatağım kollarını açmış gözlerimin içine gülüyor. Aradığım şeyi bana söyler umuduyla yanına sokulup bana sarılmasına izin veriyorum. Gözlerimi kapatıyorum ve kulağıma fısıldadığı ninniyi dinliyorum. Söylediği doğru olabilir, belki de ne aradığımı uyku diyarında bulabilirim. Bir umut uykuya doğru yürüyorum…

İlginizi çekebilir

Zaharya (- 1740?) (Mir Cemil)
Müzik
21 paylaşım1,102 okundu
Müzik
21 paylaşım1,102 okundu

Zaharya (- 1740?) (Mir Cemil)

Mücella Yazan - Oca 01, 2018

Itri musikimizin Süleymaniye’si ise, Zaharya da Sultanahmet’idir. Yahya Kemal 18. yüzyılın başında ulus-devlet dönemi başlarken çokuluslu bir imparatorluk olan Osmanlı…

Gün
Etkinlikler, Kitâbiyat
3 paylaşım971 okundu
Etkinlikler, Kitâbiyat
3 paylaşım971 okundu

Gün

Erhan - Kas 02, 2017

Vakit geldi. Ben mekâna biraz geç intikal ettiğimden sadece arka sıralarda yer kalmış olduğunu gördüm. İşime gelir. Oturdum ve üzerine almak istediğim kitapları yazdığım not defterimi çantamdan çıkardım.

Bir Düğümün Arefesinde
Hikâyat
0 paylaşım760 okundu
Hikâyat
0 paylaşım760 okundu

Bir Düğümün Arefesinde

Hayat Can - Eyl 04, 2017

Bölünmüşlüğün verdiği ıstırapla televizyonu açtım. Rağbet görmediğini tahmin ettiğim tahmin ettiğim bir kanalın bozuk yayını odanın içerisine Malena'nin sessiz haykırışlarını yayiyordu.

Yorum Yaz

Your email address will not be published.