Dar Kapı Bizim Fidanımızdır…

Dar Kapı da bizim fidanımızdır. Ahir zamanda kendi kıyametimiz koparken, kendi sonumuzu izlemeyi değil, elimizdeki fidanı dikmeyi tercih ediyoruz.

avatar
14 Haziran 2017
3 Paylaşım 8,293 Okunma

Rivayet edilir ki, Peygamber aleyhisselam, ‘Kıyamet koptuğunda, elinde bir fidan olan o fidanı dikmeye baksın’ buyurmuştur. Geçicilik içinde asıl olanın kalıcı olma adına ne yaptığımızı önceleyen bir öğüt. Kıyametin kopma anında, kıyametin o bütün korkutuculuğuna, gürültüsüne, ihtişamına vs. karşın kıyametin kopuşunu seyir değil, elimizdeki fidanı dikmeyi açıkça öğütleyen bir anlayış.

İnanmayanları mevzu bahis etmeyeceğim ama inananların dahi ‘akıllarının’ çok iyi kavrayamadığı bir gerçeklik. Yahu kıyamet kopuveriyor zaten eldeki fidanı diksek ne dikmesek ne, söylenişi hakikatten ne kadar uzaklaşıp, dünyaya ne kadar yaklaştığımızı gösteren en güzel ifadedir aslında.

Kıyamet koparken elimizdeki fidanı dikmek, hayatın cazibesine, hayatın saldırılarına direnmek demektir. Elimizdeki fidanı dikmek için zaman, mekân, maslahat gözetmeden salt elimizdeki fidanı dikmeyi vazife addedebilmek, yaşamayı anlamış olmaktır.

Yaşamak, en küçük ‘hayat parçalarının’ hakkıyla yaşanmasıyla, hakiki bir yaşamak olacaktır.

Bu da ânı yaşayanların ve ânın hesabını vereceği şuuruyla yaşayanların payına düşen bir yaşamdır.

Kıyamet koparken, fidan dikebilmek, uyanık olmak demektir. Kıyamet’in o ‘muhteşem görselliğine’ rağmen şuuru kaybetmemek demektir. Aklını yitirmemek, iradesini kaybetmemek. (Televizyonda sevdiği diziyi izlerken, çocuğunu unutan anneler geldikçe aklıma, kıyamet koparken fidan dikmenin ne kadar büyük bir hâl olduğu daha iyi anlaşılıyor)

Evet, kıyamet koparken fidan dikmek, farkında olmayı gerektirir. Kıyametin koptuğunun farkındalığı. Farkında olmak, ızdırap çekmek demek, hayata alışmamak, bir türlü rahat olamamak demek. Farkında olmak, oyuna katılmak değil; bilakis farkında olmak katılmaya değmeyecek bir oyun oynandığını görmek demek.

Hayatın farkında olmak, hayata katılmayı gerektirmez. Nasıl bir dünyada yaşıyor olduğumuzdan haberli oluşumuz ise dünyevileşmeyi. Tam tersi hatta, ne kadar habersizsek yani farkındalığımız/uyanıklığımız ne kadar azsa o kadar dünyevileşiyoruz. Dünyevileştiğimiz ölçüde de yaşama kalitemizi yitiriyoruz.

Önümüze modern zamanlar tarafından yaşamak için servis edilen hayat, berbat. Zaman zor.

Fark edebilenler, farkındalıklarının bedeli olarak hep zor bir hayatı yaşadılar.  Bize yaşamak için teklif edilen suni hayat berbat, zaman zor olmasaydı bir düşünelim bakalım, elimizde dikmeye değecek bir fidan olur muydu, olsaydı onları dikmeye gerek kalır mıydı?

Dar Kapı da bizim fidanımızdır. Ahir zamanda kendi kıyametimiz koparken, kendi sonumuzu izlemeyi değil, elimizdeki fidanı dikmeyi tercih ediyoruz.

İlginizi çekebilir

Zaharya (- 1740?) (Mir Cemil)
Müzik
21 paylaşım1,102 okundu
Müzik
21 paylaşım1,102 okundu

Zaharya (- 1740?) (Mir Cemil)

Mücella Yazan - Oca 01, 2018

Itri musikimizin Süleymaniye’si ise, Zaharya da Sultanahmet’idir. Yahya Kemal 18. yüzyılın başında ulus-devlet dönemi başlarken çokuluslu bir imparatorluk olan Osmanlı…

Gün
Etkinlikler, Kitâbiyat
3 paylaşım971 okundu
Etkinlikler, Kitâbiyat
3 paylaşım971 okundu

Gün

Erhan - Kas 02, 2017

Vakit geldi. Ben mekâna biraz geç intikal ettiğimden sadece arka sıralarda yer kalmış olduğunu gördüm. İşime gelir. Oturdum ve üzerine almak istediğim kitapları yazdığım not defterimi çantamdan çıkardım.

Bir Düğümün Arefesinde
Hikâyat
0 paylaşım760 okundu
Hikâyat
0 paylaşım760 okundu

Bir Düğümün Arefesinde

Hayat Can - Eyl 04, 2017

Bölünmüşlüğün verdiği ıstırapla televizyonu açtım. Rağbet görmediğini tahmin ettiğim tahmin ettiğim bir kanalın bozuk yayını odanın içerisine Malena'nin sessiz haykırışlarını yayiyordu.

Yorum Yaz

Your email address will not be published.