Hikâyat

Ve sen, son kez sevdiğim; sonunda çocukların öldüğü tüm filmleri izleyemedin...

avatar
7 Ocak 2017
9 Paylaşım 481 Okunma

bir hikâyat bu!
akislerini durgun şehirlerin bağrına itmiş ve
her sabah mütemadiyen nöbeti devralan…
öznesi belli.

her sabah metroya binerken Sol gazetesi satan devrimci çocuklara gülümserdim
sağ yumruğum havada
hayatın kusur olduğunu falan bilmiyorduk o zamanlar
kadınların bâni oldukları devirden
yıkıma kâni oluşlarına dek
bir bir gittik, ete et vererek

bir yağmur ormanı ıslanmış ne çıkar ki
yukarıdakinin cümbüşü insanı itiyor şiire
bilmesen bile yazmak büyüsü kaplıyor nicedir içimi
soğuk iklimimden kalan bir ürperti vuruyor tüm bedeni
bunu hak etmedim diyor cılız bir ses
elinde âdi bir jilet ve kesiyor,
çıkacak olan kırmızı
gülüyor puştun biri uzakta
elimde âdi bir jilet
ve dilini bilmediğim bir şehirde
ihânete ağlıyorum
yukarıda yağmur ormanlarından kalan bir ıslaklık
bir inleme çınlıyor kulaklarımda
o diyor it;
nerede mukimsin sen?
yurdun neresi?

yıl yirmi bire denk
üstüne boşaltılmış parfüm şişelerine inat
dev urganlardan küçük ayrık otlarına dek
sabırla efendim tek tek
gönlümüze dokuduk bu yabanıl sevgiyi

şimdi aşktan soracak oluyorlar bana
iki yaşam, birbirinden ayrı
sevdâlar ki çok farklı
biri gülüyor, sanki cennet âsâ
diğerinin kirpikler, oysa mes’elimiz başka

bu kentte sevgilim, bu kentte ne cinâyetler var
ne câni tanıdım nüfus cüzdanları pembe

dini bütün birer günahkârlar
ve hepsi de yanlarına kâr
kalır mı sevdiğim, kalır mı
ben dursam Allah durur mu?

ben yoruldum artık hânım, yoruldummm.
laf taşıyamayacağımdan gayrı sana, suni bir hava
evet sâde hava,
hülâsası basite indirgenmiş bir sedâ bırakıyorum
ister yenisini al, ister eskisini sal
sen sevgilim, sen
bu yaşamak değil, bu senli bir problem.

uyuyan annemin günâhıydın sen
babamın hiç okşamadığı saçlarım
içerimde sevilerle kurduğum kule
ve hiç geçemediğim Sırât
oysa ben her Kurban
alnıma konulan kan ile sevdiceğim
seyrüseferlerden geçip
Dumrul’un köprüsüne gelmiştim

şimdi gitmek kaldı bir yığın
kelimeler döküldü yapraklar yerine
bir çocuk öldü ırak diyarda
yeni bir silâh icâd olundu
mertlik yine bozuldu
vezirimi kaybettim daha ikincide
küresel ısındı et yığını
ve sen, son kez sevdiğim
sonunda çocukların öldüğü tüm filmleri
izleyemedin.

İlginizi çekebilir

Gün
Etkinlikler, Kitâbiyat
3 paylaşım172 okundu
Etkinlikler, Kitâbiyat
3 paylaşım172 okundu

Gün

Erhan - Kas 02, 2017

Vakit geldi. Ben mekâna biraz geç intikal ettiğimden sadece arka sıralarda yer kalmış olduğunu gördüm. İşime gelir. Oturdum ve üzerine almak istediğim kitapları yazdığım not defterimi çantamdan çıkardım.

Bir Düğümün Arefesinde
Hikâyat
0 paylaşım198 okundu
Hikâyat
0 paylaşım198 okundu

Bir Düğümün Arefesinde

Hayat Can - Eyl 04, 2017

Bölünmüşlüğün verdiği ıstırapla televizyonu açtım. Rağbet görmediğini tahmin ettiğim tahmin ettiğim bir kanalın bozuk yayını odanın içerisine Malena'nin sessiz haykırışlarını yayiyordu.

Şahmaran Söylencesi
Hikâyat
2 paylaşım1,069 okundu
Hikâyat
2 paylaşım1,069 okundu

Şahmaran Söylencesi

Orhan Bahçıvan - Haz 19, 2017

Bazılarına göre İran kaynaklı bir masaldır. Bazılarına göre de Mısır kaynaklıdır. Anadolu toprakları üstünde yüzlerce çeşitlemesi bulunan, Şahmaran anlatımının geçtiği yer olarak Tarsus şehri gösterilir.

Yorum Yaz

Your email address will not be published.