Menekşeler Yere Düştü

Elif camdan menekşelere bakıyordu. Ağlayacak diye çok korkuyordum. Menekşeleri benden daha çok sevdiğini görmekten çok korkuyordum.

avatar
19 Ocak 2017
5 Paylaşım 763 Okunma

Dün de söylemişti. Bugün şehir dışına gideceklerdi. Önce gidip menekşelere anlatmıştı heyecanla nasıl bir yere gideceklerini. Ben çok kıskansam da anlattıklarına kulak kesilmiştim uzaktan. Annesinin doğduğu topraklara gidiyorlarmış. Etrafının ormanlarla kaplı olduğu Toros dağlarında sevimli bir köymüş. Yakınlarında gezmek için çok güzel bir şelale varmış. Oraya da gidecekmişiz. Çok güzel bir su kaynağı varmış. Buradaki içme sularına benzemezmiş. Bizi de her gün o suyla sulayacakmış. O suyu çok sevecekmişiz. Uzun zamandır görmediğimiz akrabalarını görecekmiş. Bizi kuzenlerine de gösterecekmiş. Onları da çok seveceğimize eminmiş. Babası onları sık sık pikniğe götürecekmiş, mangal yapacaklarmış, semaverde çay demleyeceklermiş. Bunlar pek bizim ilgimizi çekmezmiş ama çok eğlenceli zaman geçirirmişiz orada. Bunları menekşelere anlattıktan sonra bana geldi. Aynılarını bana da anlattı. Hem menekşelere anlatırken dinlediğim için hem de önce menekşelere anlatmasına alındığım için dinlemedim bana anlatırken. Hatta kırıldığımı anlasın diye dinlemediğimi de göstermeye çalıştım. Ama en son benimle orada çok özel bir yere gideceğini fısıldayınca tüm duruşum değişti. Tekrar tüm mutlu, yaşam dolu halimi takındım. Daha canlı bir yeşil oldum sanki. O da bunu fark etti galiba. Giderken mutlu bir şekilde tebessüm edip eşyalarını hazırlamaya koyuldu.

Dün de söylemişti annesi. Çiçekleri götürmek istiyorsa bir önlem almalıydı. Otobüsün bagajında kırılabilirdi. En basitinden bir yumak ip saksıların çevresine sarılabilirdi. O zaman çarpışsalar da kırılmazlardı. Bir an içimden menekşelerle çarpışsam da kırıversem onları diye geçirmedim değil. Ama onların saksıları benimkinden sağlamdı. Olan bana olurdu. Bir de Elif üzülürdü, ne kadar istesem de Elif’in üzülmesine ben de çok üzülürdüm. Annesi söyledikten sonra Elif saksılarımızın çevresini annesinin kazak yaptığı iplerle sardı. Bu yeni renklerimiz çok güzel duruyordu. Açık sarıydı benimkisi. Yeşilimle tam uyumluydu. Biraz da bana nereden olduğunu bilmediğim bir anayurt hissi veriyordu.

İnsanların kalabalık olduğu bir yerdeydik. Güneş görünmüyordu. Zaten bu sıcaklarda görünmemesi daha iyi. Ben bile bunalmıştım güneşten. Kalabalık olmasına rağmen dışarıya göre serindi. Buradan otobüse bineceğimiz yere gidecekmişiz. Elif beni bir kolunun altına, menekşeleri bir kolunun altına almıştı. Onun eşyalarını babası taşıyordu. Annesiyle bizi götürme konusunda tartışmışlardı ama babası araya girmiş Elif’in eşyalarını da ben taşırım diyerek problemi çözmüştü. Çok az konuşurlardı babasıyla Elif ama babası Elif’i mutlu edecek bir şey varsa hiç çekinmeden yapardı. Ben de yapmak isterdim. İmkanım olsaydı menekşelerle kendimi ben taşırım derdim. Ama yapamıyordum.

Bir şey geldi gürültü yaparak. Çok uzun bir araba gibi. İçinden insanlar çıkmaya başladı. Elif’le biz de kenarda bekliyorduk çıkan insanları. Her şey bu sırada oldu. İçeriden insanların çıkması daha bitmemişti. Arkada birisi insanları ite kaka içeri girmeye çalışıyordu. Elif’in koluna çarptı. Menekşeler yere düştü. Elif’in yüzü bembeyazdı. Menekşeler yerde uzanmış duruyorlardı. Saksıları kırılmış, toprakları etrafa saçılmıştı. Elif kaskatı kesilmişti. O uzun araba kalkmadan annesi Elif’i de çekti arabanın içine. Menekşeler dışarıda kalmıştı. Olacağı varmış, yapacak bir şey yok diyerek teselli etmeyi denemişti babası. Elif camdan menekşelere bakıyordu. Ağlayacak diye çok korkuyordum. Menekşeleri benden daha çok sevdiğini görmekten çok korkuyordum. Elif’i üzgün bir yüz ifadesiyle görmekten çok korkuyordum. İlgisini çekebilmek için renkten renge girmeye çalıştım ama olmadı. Biraz kabarabiliyordum ancak. Onu yaptım. Fark etmedi bile. Hareket ettikten sonra da hareketsiz bir şekilde cama bakmaya devam etti. Babası arkadan kızına sarıldı. Gözünden iki damla yaş süzüldü Elif’in. O da açık sarı iplerime sarıldı.

 

İlginizi çekebilir

Zaharya (- 1740?) (Mir Cemil)
Müzik
21 paylaşım1,103 okundu
Müzik
21 paylaşım1,103 okundu

Zaharya (- 1740?) (Mir Cemil)

Mücella Yazan - Oca 01, 2018

Itri musikimizin Süleymaniye’si ise, Zaharya da Sultanahmet’idir. Yahya Kemal 18. yüzyılın başında ulus-devlet dönemi başlarken çokuluslu bir imparatorluk olan Osmanlı…

Gün
Etkinlikler, Kitâbiyat
3 paylaşım973 okundu
Etkinlikler, Kitâbiyat
3 paylaşım973 okundu

Gün

Erhan - Kas 02, 2017

Vakit geldi. Ben mekâna biraz geç intikal ettiğimden sadece arka sıralarda yer kalmış olduğunu gördüm. İşime gelir. Oturdum ve üzerine almak istediğim kitapları yazdığım not defterimi çantamdan çıkardım.

Bir Düğümün Arefesinde
Hikâyat
0 paylaşım760 okundu
Hikâyat
0 paylaşım760 okundu

Bir Düğümün Arefesinde

Hayat Can - Eyl 04, 2017

Bölünmüşlüğün verdiği ıstırapla televizyonu açtım. Rağbet görmediğini tahmin ettiğim tahmin ettiğim bir kanalın bozuk yayını odanın içerisine Malena'nin sessiz haykırışlarını yayiyordu.

Yorum Yaz

Your email address will not be published.