Şair Bensem Onlara Ne?

Duvarlar… Tavan, duvardan sayılıyor mu acaba? Hiç düşünmemiştim. Şayet tavan da duvardan sayılıyorsa severim duvarları, yok saymıyorsa ben-î âdem tavanı duvardan, o zaman ben de sadece tavanları severim hatta tavanı severim hatta sadece gökyüzünü mesela.

avatar
8 Ocak 2017
524 Paylaşım 6,815 Okunma

İki gündür, rüyamda bir meczubun bileklerimi kesmem için uzattığı neşteri, banyoda yerde görüyorum. Benden başka kimse görmüyor herhalde. İki gündür banyoya her girişimde dakikalarca bakışıyoruz. Ya ben neşteri anlamıyorum ya neşter benden bir şey bekler. Sezai Karakoç okumayalı uzun zaman oldu ama etkisi devam ediyor. Acaba hala en güzel türküyü bir neşter mi söylüyor?  Özel’in Amentü’sü de geliyor aklıma ansızın ‘insan eşref-i mahlukattır derdi babam/bu sözün sözler içinde bir anlamı var/bir eylül günü bilek damarlarımı kestiğim zaman/bu söz asıl anlamını kavradı/. Yoo kesemem ben bileklerimi, biliyorum ben neşteri gezdireceğim güne kadar bileğimin üstünde, o meczup, her gece rüyalarıma girip gözlerimin içine bakacak. Ama ne aylardan eylül ne de ben eşref-i mahluk. Evet ben ‘isterdim şerefi var oluştan, zilleti yok oluştan’ diyebilen kardeşler tanımıştım, o zaman kusura bakma bay meczup o neşter kalacak banyoda, benden başkasının göremediği o kuytuda.

[yazmak bir seslenme biçimidir, okumak ise bir duyuş, yıllarca kendi sesimi sadece ben duymuştum, ne seslenmekten sıkılmıştım ne kendi sesime koşmaktan. bir gün biri çıkıp… neyse, sukut gerek, yazdıklarımız duvarlara çarpmıyor artık]

Duvarlar… Tavan, duvardan sayılıyor mu acaba? Hiç düşünmemiştim. Şayet tavan da duvardan sayılıyorsa severim duvarları, yok saymıyorsa ben-î âdem tavanı duvardan, o zaman ben de sadece tavanları severim hatta tavanı severim hatta sadece gökyüzünü mesela. Mesele gökyüzüyse gerisi teferruattır diyen birileri olmuş muydu? Umarım olmamıştır zira çok gereksiz bir cümle olurdu. Mesele ne gökyüzü ne de kuşlardır, mesele gökyüzüne beraber baktığın gözler ve kuşların canına beraber kastettiğindir. Mesele budur ey insanlık! İnsan mısın? İnsansanız, ne kadar? Merak ettim.

Şimdi ben rüyalarımı anlatarak bir azaptan mı kaçmaya çalışıyorum yoksa huzuru mu paylaşıyorum. Allah diyen aslanı kaçınız bilir mesela? Ya çok alakasız değil mi? Yani şunu diyorum sana ey insanlık, sen hiçbir şey bilmiyorsun? Rüyalarımı bilen, bilir beni. Çok mu afilli, hayır hiç de değil.

Dedim ya bir meczup var rüyalarıma giren elinde bir neşter bana uzatıyor, gözleri gözlerimde, korkutmayı bile beceremiyor, yani uyandığımda öyle ter içinde falan kalmış olmuyorum, bildiğin her sabah ki sırt ağrıları işte. O geldiğinden beri (ya da ‘sen’ de  diyebilirim) rüyaları gözüm açık görüyorum artık mesela Petersburg’u caddelerine benzetiyorum bizim sokağı, bırak bilmesin bunları insanlık, hem insanlar neyin ne kadarını bilirler ki?

Hem yine insanlar bilirler mi Petersburg’da kalacak bir yerimiz olduğunu ama orada kalmaktan vazgeçtiğimizi yada Avrupa’da bir çok Petersburg olduğunu sandığımızı sonra olmadığını öğrendiğimizi yada bilir mi insanlık bizim hiç birbirimizden… Neyse susmak gerek, sûkut gerek, serzeniş gerek bize bir ah gerek.

Sonra aklıma bir hadis geliyor ‘Çarşamba günü başlayan iş yarım kalmaz diye’ hadis de olmayabilir gerçi. Ben öyle hatırlıyorum ama mevzubahis hadis olunca insan çok da rahat konuşamıyor. Yani ben ne mi diyorum?

Sapanlar hazır, bizi kendi silahımızla vuracaklar.

İlginizi çekebilir

Zaharya (- 1740?) (Mir Cemil)
Müzik
21 paylaşım1,114 okundu
Müzik
21 paylaşım1,114 okundu

Zaharya (- 1740?) (Mir Cemil)

Mücella Yazan - Oca 01, 2018

Itri musikimizin Süleymaniye’si ise, Zaharya da Sultanahmet’idir. Yahya Kemal 18. yüzyılın başında ulus-devlet dönemi başlarken çokuluslu bir imparatorluk olan Osmanlı…

Gün
Etkinlikler, Kitâbiyat
3 paylaşım987 okundu
Etkinlikler, Kitâbiyat
3 paylaşım987 okundu

Gün

Erhan - Kas 02, 2017

Vakit geldi. Ben mekâna biraz geç intikal ettiğimden sadece arka sıralarda yer kalmış olduğunu gördüm. İşime gelir. Oturdum ve üzerine almak istediğim kitapları yazdığım not defterimi çantamdan çıkardım.

Bir Düğümün Arefesinde
Hikâyat
0 paylaşım771 okundu
Hikâyat
0 paylaşım771 okundu

Bir Düğümün Arefesinde

Hayat Can - Eyl 04, 2017

Bölünmüşlüğün verdiği ıstırapla televizyonu açtım. Rağbet görmediğini tahmin ettiğim tahmin ettiğim bir kanalın bozuk yayını odanın içerisine Malena'nin sessiz haykırışlarını yayiyordu.

Yorum Yaz

Your email address will not be published.